içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

UNUTULAN ALKIŞ...


Bir konser çıkışı hiç etrafınıza baktınız mı?


Sahnedeki sanatçı alkışlanır…


Işıklar söner…


İnsanlar yavaş yavaş dağılır…


Ama o gecenin görünmeyen kahramanları sessizce kabloları toplamaya başlar.


Bir tiyatro oyununda perde açılırken herkes oyunculara odaklanır. Oysa o perdenin açılması için kaç kişinin saatlerce çalıştığını kimse düşünmez. Işığı ayarlayan, sesi kontrol eden, dekor taşıyan, kuliste ter içinde koşuşturan insanlar vardır.


Sanat dediğimiz şey çoğu zaman birkaç ismin üzerine yazılır. Ama gerçekte sanat, görünmeyen insanların omuzlarında yükselir.


Bugün büyük konserlerden, dev prodüksiyonlardan söz ediyoruz. Fakat o sahnelerin arkasında çoğu zaman adı afişe bile yazmayan insanlar vardır. Çünkü alkış, genelde görünene gider.


Oysa görünmeyen emek, çoğu zaman daha ağırdır.


Bir müzisyen sahnede beş dakika geç kalsa herkes fark eder. Ama ses masasındaki adam hata yapmasa kimse onu hatırlamaz. Çünkü kusursuz çalışan emek görünmezdir.


Hayatın kendisi de biraz böyle değil mi zaten?


En çok çalışan insanlar bazen en az konuşanlardır. En büyük fedakârlıkları yapanlar çoğu zaman adını duyurmayanlardır. Belki de bu yüzden bazı alkışlar eksik kalıyor. Çünkü dünya sonuçları seviyor ama emeği pek merak etmiyor.


Oysa bir tiyatro salonunun karanlığında, bir konser kulisinin yorgunluğunda, bir film setinin sabahına kadar süren telaşında görünmeyen bir insanlık vardır.


Ve sanat biraz da orada yaşar.

Belki de en hakiki alkış hiç duyulmayanıdır.


Nota ve Tınıyla... 

Bu yazı 1221 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum