içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

SOSYAL MEDYA MI, ÖFKE MEYDANI MI ?...


Bir zamanlar internetin insanları birbirine yaklaştıracağı söylenirdi.


Farklı şehirlerde, farklı ülkelerde yaşayanlar düşüncelerini paylaşacak, bilgiye daha kolay ulaşacak, kültürler birbirini tanıyacaktı.


Nitekim öyle de oldu. Ancak zamanla başka bir şey daha ortaya çıktı. Bazı tipler, özgürlüğü sorumsuzlukla karıştırmaya başladı. Bugün sosyal medyaya baktığımızda çoğu zaman düşündürücü bir manzarayla karşılaşıyoruz.


Bir paylaşım yapılıyor... Altında küfürler. Bir fotoğraf yayınlanıyor... Altında hakaretler. Bir kadın düşüncesini ifade ediyor... Altında taciz içeren yorumlar. Bir sanatçı eserini paylaşıyor... Kendini eleştirmen sananların bitmek bilmeyen akıl vermeleri. Bir dizi yayınlanıyor, bir film gösterime giriyor, bir kitap çıkıyor... Henüz tamamını görmeden, okumadan veya anlamadan hüküm verenler ortaya çıkıyor.


Sanki herkes her konunun uzmanı. Sanki herkes başkalarının hayatını yönetmekle görevli.


Oysa medeni toplumların temelinde saygı vardır. Fikir ayrılığı olabilir. Eleştiri yapılabilir. Katılmamak da en doğal haktır. Ama hakaretin fikirle, küfrün eleştiriyle, tacizin özgürlükle hiçbir ilgisi yoktur. Ne yazık ki ekranın arkasına saklanmak bazı insanlara cesaret veriyor. Gerçek hayatta söylemeye çekinecekleri sözleri, bir tuşun arkasından rahatlıkla yazabiliyorlar.


Belki bunun adı kültür eksikliği. Belki eğitim yetersizliği. Belki de daha derinde, insanın kendisiyle ilgili bir mesele. Çünkü saygı sadece okulda öğrenilen bir şey değildir. Karakter meselesidir. İnsanlık meselesidir.


Düşünmek gerekir:


Neden bazı insanlar sürekli kırmak istiyor? Neden her paylaşımın altında kavga arıyor? Neden farklı bir görüş gördüğünde tartışmak yerine saldırmayı tercih ediyor? Belki de sorun sosyal medyada değil. Sorun, sosyal medyayı kullanan bazı insanların öfkesini, komplekslerini ve mutsuzluklarını oraya taşımasında. 


Özgürlük elbette önemlidir. Sansür çoğu zaman çözüm değildir. Ancak özgürlük ile sorumsuzluk arasındaki çizginin de unutulmaması gerekir. Çünkü özgürlük, başkasının onuruna saldırma hakkı değildir. Bugün birçok insan düşüncesini paylaşırken iki kez düşünüyor.


Bir fotoğraf yüklerken çekiniyor. Bir yazı yazarken gelecek yorumları hesaplıyor. Bu durum sağlıklı bir toplumun göstergesi olamaz. Sosyal medya insanları birbirine yaklaştırmak için vardı. Birbirini aşağılamak için değil.


Belki artık biraz durup şunu hatırlamak gerekiyor:


Medeniyet, aynı fikirde olmak değildir. Medeniyet, farklı düşüncelere rağmen insan kalabilmektir.


Ve unutmayalım...


Bir insanın seviyesi, kendisine yapılan davranışlarla değil; başkalarına nasıl davrandığıyla ölçülür.


Anlayan için bu cümle bile yeterlidir.


Nota ve Tınıyla... 

 

Bu yazı 1234 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum