beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

RÜZGAR VE HATIRLATTIKLARI…

 

Yağmur bu akşam sadece yağmıyor; konuşuyor.

 

Camlara düşen her damla, içimizde susturduğumuz ne varsa tek tek dile getiriyor.

 

Rüzgar ise boş durmuyor; dar sokaklardan geçerken eski cümleleri toplayıp bugüne savuruyor.

 

Şehir, kendi sesini kısmış gibi…

 

Ama insanın içi, tam tersine, hiç olmadığı kadar gürültülü.

 

Böyle akşamlarda hayatın hızı kesiliyor.

 

Yetişilmesi gereken işler, kurulması gereken cümleler, cevaplanması gereken sorular bir süreliğine anlamını yitiriyor. Çünkü yağmur, insana hep aynı şeyi hatırlatıyor: Kaçtığın her ne ise aslında hep içinde. Ve nereye gidersen git, onu da yanında götürüyorsun.

 

İnsan kalabalıkların içinde kendini oyalayabiliyor.

 

Günlük telaşlar, küçük konuşmalar, alışkanlıklar…

 

Hepsi bir çeşit perde. Ama yağmur o perdeleri indiriyor. Geriye sade, filtresiz bir iç dünya kalıyor. İşte asıl yüzleşme de tam burada başlıyor. Birine değil, kendine karşı.

 

Hatırlamak garip bir şey.

 

Bazen bir ses, bazen bir koku, bazen de sadece bir akşam…

 

Yetiyor.

 

Zaman dediğimiz şey ileri doğru akıyor belki ama duygular öyle değil. Onlar bir yerde bekliyor.

 

Tam da böyle anlarda, hiç çağrılmadan çıkıp geliyorlar. Ne tam yabancı ne de tamamen tanıdık bir his gibi…

 

Sokak lambalarının altında biriken su, şehrin yüzünü bulanık bir aynaya çeviriyor.

 

O aynada kendini görüyorsun ama sanki biraz flu.

 

Belki de mesele tam olarak bu: İnsan kendini hiçbir zaman tamamen net göremiyor. Hep biraz eksik, biraz yarım, biraz da geçmişten izler taşıyarak…

 

Rüzgar şiddetini artırdıkça, insanın içindeki düşünceler de savruluyor.

 

Bazıları gidiyor, bazıları kalıyor.

 

Ama kalanlar hep aynı: Söylenmemiş sözler, ertelenmiş kararlar, yarım kalmış hikâyeler… İnsan en çok tamamlayamadıklarıyla hatırlıyor kendini.

 

Ve sonra yavaş yavaş fark ediyorsun…

 

Hayat, büyük kırılmalarla değil; böyle küçük, sessiz anlarla değişiyor. Kimseye anlatamadığın, hatta bazen kendine bile itiraf edemediğin o ince sızıyla. İşte o sızı, seni sen yapan şeyin ta kendisi.

 

Yağmur elbet dinecek.

 

Rüzgar bir noktada susacak.

 

Sokaklar yeniden kuruyacak, hayat kaldığı yerden devam edecek.

 

İnsan yine alışacak, yine unutuyormuş gibi yapacak.

 

Ama bazı geceler vardır; insanın içinden bir parçayı alır ve onu geri vermez.

 

Ve gerçek şu ki—


insan en çok, kimse görmezken değişir.

 

Nota ve Tınıyla…

 

Bu yazı 1229 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum