içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KENDİ DÜNYALARININ MERKEZİNDE...


Bazı insanlar vardır; yaş aldıkça olgunlaşmak yerine, kendilerini olduğundan daha önemli görmeye başlarlar.


“Ben bilirim, ben yaparım, benim dediğim olur…”


Etraflarında birkaç alkışlayan, her söylediklerine “Tabii ki yaparsın” diyen kişi de varsa, zamanla kendi kurdukları dünyanın merkezine yerleşirler. Oysa dışarıda kocaman bir dünya vardır ve onlar çoğu zaman onun farkında bile değildir.


Oturdukları semtin birkaç kilometre dışına çıkmayı büyük bir yolculuk sayarlar. Birkaç ülke görmüş olsalar bile, o insanların kültürünü, sanatını, yaşamını merak etmeden geri dönerler.


Müzik hayatlarında varmış gibidir, edebiyat isimlerden ibarettir, kitaplar ise çoğu zaman yalnızca rafta durur. Ama konuştuklarında her konuda fikirleri vardır.


Dünyada teknoloji değişiyor, yeni şehirler kuruluyor, bilim ilerliyor. Z kuşağı büyüyor, ardından Alfa kuşağı geliyor. Onları küçümsemek yerine anlamaya çalışmak gerekiyor.


Çünkü yaş almak bilgi sahibi olmak değildir. Çok konuşmak da bilmek anlamına gelmez. Gezmek ise dünyayı tanımaya yetmez. Bir insanın gerçekten gelişmesi için merak etmesi, okuması, dinlemesi ve gerektiğinde “Bilmiyorum” diyebilmesi gerekir.


Bu yüzden biraz susun. Biraz dinleyin. Biraz okuyun. Yeni kuşaklara tepeden bakmak yerine onlarla aynı masaya oturun. Çünkü hayat, insanın kendisini ne kadar büyük gördüğüyle değil; dünyayı ne kadar anlayabildiğiyle ölçülür.


Ve unutmayın:


KENDİNİZİ DÜNYANIN MERKEZİ SANIRKEN, DÜNYA SİZİ ÇOKTAN GERİDE BIRAKMIŞ OLABİLİR. 


Nota ve Tınıyla...

Bu yazı 1273 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum