içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

İNSAN İNSANINDAN UZAKLAŞIRKEN...

 

Bir şeyler değişti…


Ama ne zaman oldu, tam olarak kimse fark etmedi.

Eskiden insanlar birbirine daha mı yakındı yoksa biz mi öyle hatırlamak istiyoruz bilmiyorum.


Ama bugün sokakta yürürken bile herkesin birbirine biraz yabancı olduğu çok açık.

Göz göze gelmemeye çalışan insanlar… Selam vermekten çekinen komşular… Birinin iyi niyetine inanmakta zorlanan kalpler…

Sanki herkes biraz kırılmış gibi.
Ve o kırıklığı saklamayı öğrenmiş. 
Hayat zorlaştı, evet. Geçim derdi, gelecek kaygısı, yalnızlık, öfke, belirsizlik… Bütün bunlar insanı sadece yormuyor; aynı zamanda sertleştiriyor.

Çünkü insan, en çok zor zamanlarda değişir. Bazen içine kapanır, bazen de kendini korumak için görünmez duvarlar örer. Ve o duvarlar zamanla öyle yükselir ki… Artık kimse kimseye ulaşamaz olur.

Belki de bu yüzden dünya bugün bu kadar gergin. Savaş çıkaran da insan… Katliam yapan da… Bir düğmeye basıp binlerce hayatı karartan da yine insan.

Ama aynı insan, bir çocuğun başını okşayabiliyor, hiç tanımadığı birine yardım edebiliyor, karanlığın ortasında bile vicdanlı kalabiliyor.

Demek ki mesele sadece “insan olmak” değil. Gerçek insan olabilmek. Çünkü herkes doğuyor… Ama herkes merhametli olmuyor. Herkes konuşuyor… Ama herkes karşısındakini gerçekten duymuyor.

Belki de çağımızın en büyük problemi tam burada başlıyor:
İnsanlar bilgiye yaklaşıyor ama birbirinden uzaklaşıyor.

Güven…

Eskiden kendiliğinden varmış gibi geliyor insana. Şimdi ise kazanılması zor, kaybedilmesi çok kolay bir şeye dönüştü. Birine inanmak için uzun zaman gerekiyor ama küçücük bir hayal kırıklığı her şeyi yerle bir edebiliyor.

Ve yoruldukça insanlar şunu seçiyor:
Susmayı… Uzak durmayı… Hislerini saklamayı… 
Ama fark etmeden başka bir şeyi de kaybediyoruz:

İnsanlığımızı…

Çünkü insan, tek başına tamamlanan bir varlık değil. İnsan, başka bir insanla anlam kazanır. Bir sohbetle… İçten bir “nasılsın?” sorusuyla… Gerçek bir dostlukla… Samimi bir gülümsemeyle…

Belki çözüm çok büyük sözlerde değil. Belki yeniden küçük şeyleri hatırlamaktadır. Çünkü dünya ne kadar sertleşirse sertleşsin, vicdanını kaybetmemiş insanlar hâlâ var.

Ve belki de umut dediğimiz şey tam olarak budur:

Bu kadar kötülüğün içinde bile, hâlâ iyi kalabilmeyi seçen insanlar…


Nota ve Tınıyla... 

Bu yazı 1215 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum