içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

İNSAN BAZI MELODİLERİ DİNLEMEZ...


Bazı şarkılar vardır...


Onları yıllarca dinlemeyiz.


Belki kasetleri çoktan kaybolmuştur. Belki plakları bir bodrum katında tozlanıyordur. Belki de o şarkıyı söyleyen sanatçı artık bu dünyada değildir.


Ama bir gün... Hiç beklemediğimiz bir anda, eski bir sokağın köşesinden dönerken ya da kırmızı ışıkta bekleyen bir otomobilin açık camından birkaç nota kulağımıza çarpar. İşte o an zaman durur.


Çünkü insan bazı melodileri dinlemez. Yıllar sonra bir sokakta yürürken ansızın hatırlar. Bir şarkının yaptığı şey sadece kulağımıza ulaşmak değildir. O, doğruca hafızaya gider.


Bir yaz akşamına... Eski bir sinema çıkışına... El ele yürüdüğümüz kaldırımlara... Artık yerinde olmayan bir çay bahçesine... Belki de çoktan unuttuğumuzu sandığımız bir yüzün gülümsemesine...


Bir anda kendimizi otuz, kırk yıl öncesinde buluveririz.


İlginçtir...


Aynı şarkıyı bugün ilk kez dinleyen biri yalnızca güzel bir melodi duyarken, biz aynı notaların içinde koskoca bir ömür yaşarız. Çünkü müzik yalnızca ses değildir. Hatıraların görünmeyen anahtarıdır. Belki bu yüzden bazı şarkıları isteyerek açmayız.


Çünkü biliriz...


O ilk nota çaldığı anda yıllardır özenle kapattığımız kapılar yeniden açılacaktır.


Eski bir sevda... Yarım kalmış bir veda... Artık hayatta olmayan bir dost... Çocukluğumuzun geçtiği mahalle... Hepsi aynı melodinin peşine takılıp gelir. Ve insan, farkında olmadan geçmişiyle birkaç dakika daha yürür.


Teknoloji ilerledi. Kasetlerin yerini telefonlar aldı. Plakların yerini dijital listeler... Ama değişmeyen tek şey, bir melodinin kalbimize dokunma şekli oldu. Belki de bu yüzden hangi yaşta olursak olalım, bazı şarkıları duyunca içimizde küçük bir çocuk uyanıyor.


Çünkü o çocuk, hâlâ aynı şarkıyı dinlediği odada oturuyor. Hâlâ aynı pencereden dışarı bakıyor. Hâlâ geleceğin bu kadar çabuk gelip geçeceğini bilmiyor. Belki de hayatın en zarif mucizesi budur.


Bir melodi... Üç dakika sürer. Ama bizi kırk yıl geriye götürebilir. Ve biz o kısa yolculuktan döndüğümüzde, yüzümüzde belli belirsiz bir gülümseme vardır. Belki de o yüzden müzik hiçbir zaman yalnızca müzik değildir. O, bazen unuttuğumuzu sandığımız hayatımızın en sessiz tanığıdır.


Bir şarkı biter. Sokak kaldığı yerden devam eder. İnsanlar yürümeyi sürdürür. Ama biz biliriz ki, o birkaç dakika içinde yalnızca bir melodi dinlemedik.


Kendi geçmişimizle sessizce yeniden karşılaştık.


Nota ve Tınıyla...

Bu yazı 1255 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum