-
MACİT SOYDAN
Tarih: 13-06-2026 18:34:00
Güncelleme: 13-06-2026 18:34:00
Şair olmak bazen bir ayrıcalık değil, ağır bir yük taşımaktır.
Çünkü herkesin bakıp geçtiği yerde durup düşünürsünüz. Herkesin unuttuğunu hatırlarsınız. Herkesin sustuğu yerde içinizde bir ses konuşmaya devam eder.
Bugün dünyanın neresine baksak bir telaş, bir çatışma, bir kırgınlık görüyoruz.
Bir yerde savaşlar sürüyor. Başka bir yerde masumlar toprağa düşüyor. Kadınlar şiddetin gölgesinde yaşamaya çalışıyor. Çocuklar daha oyunun ne olduğunu öğrenemeden korkuyla tanışıyor. Ve bütün bunlar olurken hayat, hiçbir şey yaşanmıyormuş gibi akıp gidiyor.
Belki de bir şairin içini en çok acıtan şey budur. Çünkü o, yalnızca olayları görmez. Olayların geride bıraktığı sessizliği de duyar. Bir haber bülteninde birkaç saniyede geçilen görüntüler vardır. Ama şair için o görüntüler bitmez.
Bir çocuğun elinden düşen oyuncak... Yıkılmış bir evin duvarında kalan aile fotoğrafı... Penceresi olmayan bir odada bekleyen yaşlı bir kadın... Bunlar onun zihninde yaşamaya devam eder. Çünkü şiir biraz da görünmeyeni görebilme sanatıdır.
Çoğu insan rakamları hatırlar. Şair ise yüzleri...
Çoğu insan sonucu konuşur. O ise geride kalan hikâyeleri düşünür.
Bir annenin gece boyunca uyuyamamasını... Bir babanın çaresizliğini... Bir çocuğun yarım kalan düşlerini...
Dünyanın bütün acıları önce onun kalbine uğrar sanki. Belki de bu yüzden gerçek şairler kalabalıkların arasında bile biraz yalnızdır. Çünkü onların taşıdığı duygu yükü herkese ağır gelir.
Onlar bir ağacın kesilişine üzülür. Bir kuşun kayboluşuna üzülür. Bir dostluğun bitişine üzülür. Bir insanın insana yabancılaşmasına üzülür. Ve gün gelir, bütün bunları birkaç satıra sığdırmaya çalışırlar.
Şiir aslında bazen bir çığlıktır. Ama bağırarak değil... Fısıldayarak atılan bir çığlık. Bir hatırlatma... Bir uyarı... Bir vicdan çağrısı...
Bugün dünya her zamankinden daha fazla konuşuyor. Ama belki de hiç olmadığı kadar az hissediyor. Herkes anlatıyor. Herkes yorum yapıyor. Herkes haklı olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Fakat çok az kişi karşısındakinin kalbine bakıyor.
Oysa bir şair için insan, düşüncelerinden önce duygularıyla vardır. Çünkü merhamet kaybolduğunda geriye sadece soğuk cümleler kalır. Belki bu yüzden şiir hâlâ önemlidir. Belki bu yüzden bazı dizeler yıllar geçse de unutulmaz. Çünkü şiir, insanın insana benzemeye devam ettiği son sığınaklardan biridir. Ve bir şair, bütün karanlığa rağmen umudu savunur.
Çünkü bilir ki;
Bir çocuğun gülümsemesi, bin nefret sözünden daha güçlüdür. Bir insanın uzattığı dost eli, yıllarca süren düşmanlıklardan daha değerlidir. Bir damla şefkat, koca bir öfke denizini susturabilir. Belki dünya kusursuz olmayacak. Belki acılar hiçbir zaman tamamen sona ermeyecek.
Ama bir yerlerde hâlâ şiir yazan insanlar varsa... Bir yerlerde hâlâ başkasının gözyaşına üzülen yürekler varsa... İnsanlık için umut da var demektir. Çünkü dünyayı değiştirenler her zaman güçlü olanlar değildir.
Bazen bir şairin kaleminden çıkan birkaç satır da bir insanın kalbini değiştirmeye yeter.
Nota ve Tınıyla...
- İNSAN İNSANINDAN UZAKLAŞIRKEN...
- KAPANAN SİNEMALARIN ARDINDAN...
- YARIM KALAN ŞARKILAR...
- HER SAVAŞA GİRMEK ZORUNDA DEĞİLSİN...
- SESSİZLİĞİN DEĞERİNİ BİLMEYENLER...
- YALAN SÖYLEMEK ZEKA, DOĞRUYU SÖYLEMEK CESARET İSTER...
- OKUMAYAN AMA KONUŞAN İNSANLAR...
- HAZİRAN GELİNCE...
- BİR ZAMANLAR "SİLUETLER" VARDI...
- AKASYALAR AÇARKEN...
- BELKİ BUGÜN ESKİ BAYRAMLARIN TAM YERİNDE DEĞİLİZ...
- ŞAKANIN DA BİR HAFIZASI VARDIR.