-
MACİT SOYDAN
Tarih: 24-05-2026 18:48:00
Güncelleme: 24-05-2026 18:48:00
Bayram geldi.
Eskiden bu cümlede başka bir heyecan vardı sanki.
İnsan daha günler öncesinden hissederdi bayramın geldiğini. Evlerde telaş başlar, dolaplardan en güzel kıyafetler çıkarılır, mutfaktan tatlı kokuları yükselirdi.
Ve en güzeli de şuydu:
Bayram sadece takvimdeki bir gün değildi. Bir duyguydu.
Çocukken bayram sabahlarının ayrı bir sesi vardı. Erkenden uyanılırdı. Sokaklar daha temiz görünürdü insana. Büyüklerin yüzünde garip bir yumuşaklık olurdu. Kapılar daha çok çalınır, insanlar birbirine daha içten sarılırdı.
Şimdi düşünüyorum da…
Belki de bayramın kendisini değil, o günlerdeki insan hâlimizi özlüyoruz.
Çünkü eskiden insanlar birbirine daha çok uğrardı. Bir çay için kapı çalınırdı. Kolonyanın, şekerin, yeni ütülenmiş kıyafetlerin bile ayrı bir anlamı vardı.
Bir bayram ziyaretinde sadece “iyi bayramlar” denmezdi. Hasret giderilirdi. Küslükler unutulurdu. Aynı masanın etrafında yeniden aile olunur, yeniden çocuk olunurdu.
Şimdi ise her şey biraz daha sessiz. Mesajlar kısa... Ziyaretler az…
Sofralar daha kalabalık görünse de sanki içlerinde eksik bir sandalye var gibi…
Çünkü bazı insanlar artık sadece hatıralarda oturuyor o sofralarda.
Belki de insan yaş aldıkça bayramlar biraz hüzünlü oluyor. Geçmişle bugünün aynı masaya oturduğu zamanlar hâline geliyor.
Bir köşede çocukluğun bekliyor…
Diğer tarafta kaybettiklerin…
Ama yine de bayramın garip bir gücü var.
İnsan ne kadar yorulursa yorulsun, içinde küçücük de olsa bir umut bırakıyor. Belki bir telefon sesiyle… Belki eski bir dostun kapıyı çalmasıyla… Belki de yıllardır duyulmayan bir kahkahayla…
Çünkü bayram aslında biraz da şunu hatırlatıyor:
İnsan, insana lazım.
Belki bugün eski bayramların tam yerinde değiliz. Sokaklar değişti, insanlar değişti, zaman hızlandı…
Ama yine de bir çocuk yeni ayakkabılarıyla heyecanlanıyorsa…
Bir anne mutfakta telaşla tatlı hazırlıyorsa…
Bir yaşlı insan kapının çalınmasını umut ediyorsa…
Bayram hâlâ tamamen kaybolmuş değil demektir.
Ve belki de en güzel bayramlar, geçmişte kalanlar değil…
İçimizde hâlâ yaşatabildiklerimizdir.
Nota ve Tınıyla...
- ŞAKANIN DA BİR HAFIZASI VARDIR.
- BAZEN BİR RÜZGAR ESER...
- KAHKAHANIN HAFIZASI - MİZAH TARİHİ...
- HAYATIN YÜKÜ VE İKİ ADIMLIK HAFİFLİK...
- SESSİZLİĞİN AĞIRLIĞI, MÜZİĞİN HAFİFLİĞİ...
- KİTAPLAR SESSİZ, SABIRLI VE BİRAZ DA KIRGIN...
- YAZ GELİYOR, GÖBEKLER ALARM VERMEYE BAŞLADI.
- MAYIS YAZILMAZSA KÜSER...
- KAVGA VARLIĞIMIZIN FON MÜZİĞİ OLMUŞ...
- HATIRLA MARGARIT...
- RÜZGAR VE HATIRLATTIKLARI…
- GRİ SOKAKLARDA SAKLANAN SEVDA.. ”DÜZ KONTAK”