-
MACİT SOYDAN
Tarih: 24-07-2026 16:22:00
Güncelleme: 24-07-2026 16:22:00
Gece, insanın en dürüst aynasıdır.
Gündüzün gürültüsü çekilir, telefonlar susar, insanlar evlerine kapanır. Bahçede yalnızca rüzgârın yapraklarla yaptığı o eski konuşma kalır. Gökyüzüne bakarım. Ay oradadır... Sanki bütün geceyi tek başına omuzlamış gibi sessiz ve vakur.
Yıldızlar vardır ama belli belirsiz görünürler. İnce bir pus, gökyüzünü tül perde gibi örtmüştür. Belki de insanın hayatı da böyledir. En parlak anıları bile bazen sisin arkasında kalır.
İşte böyle gecelerde insan başkalarıyla değil, kendisiyle konuşur.
En zor sohbet de budur zaten.
"Doğru yaşadın mı?", "Gerçekten mutlu oldun mu?", "Kırdıkların mı daha fazla, kırıldıkların mı?"
Sorular peş peşe gelir. Cevaplar ise acele etmez. Çünkü bazı cevapların sesi yoktur.
Ay ışığı toprağa vururken fark ediyorum... İnsan yıllar boyunca başkalarını affetmeye çalışıyor ama en çok kendini affetmeyi erteliyor.
Belki de içimizde hiç büyümeyen bir çocuk var. Hâlâ ilk hayal kırıklığını taşıyan... Hâlâ "Bir gün her şey düzelecek." diye bekleyen...
Rüzgâr hafifçe esiyor. Ağaçların gölgeleri uzuyor. Sessizlik, insanın omzuna usulca oturuyor.
Ve ben düşünüyorum...
Hayat, kazandıklarımızdan çok vazgeçtiklerimizmiş meğer. Bazı insanlar elimizden değil, zamanın avuçlarından kayıp gitmiş. Bazı hayaller gerçekleşmediği için değil, onları beklemekten yorulduğumuz için bitmiş.
Ay, gökyüzünde ağır ağır yol alıyor. Ben ise yılların içinden... Bir pişmanlıktan diğerine, bir tebessümden başka bir özleme yürüyormuşum gibi hissediyorum.
Sonra birden fark ediyorum...
Belki de kendimle hesaplaşmak, kendimi yargılamak değildir. Belki sadece... Beni ben yapan bütün eksik parçaları sessizce kabul etmektir. Çünkü kusursuz insanlar yoktur. Sadece yaralarını saklamayı iyi öğrenmiş insanlar vardır.
Gece biraz daha koyulaşıyor. Yıldızlar, pusun arasından birer birer görünmeye başlıyor. Demek ki umut da böyle bir şey... Bazen kaybolmuyor. Sadece görünmesi için biraz daha karanlık gerekiyor.
Ve ben...
Ay ışığının altında, sessiz bahçede, ilk kez hiçbir yere yetişmeye çalışmadan oturuyorum. Kendimle kavga etmiyorum. Kendimi savunmuyorum. Sadece dinliyorum...
Çünkü insan bazen en doğru cevabı, hiçbir şey söylemeyen gecelerden öğreniyor...
Nota ve Tınıyla...
- BAZI İNSANLAR ESKİ BİR BİNA GİBİDİR...
- HAYRANLIK HEYKELİ...
- SESSİZLİĞİN DEĞERİ...
- CEHENNEM BOŞ... ŞEYTANLARIN HEPSİ BURADA...
- KUĞULU PARK'IN SIRRI...
- İNSAN BAZI MELODİLERİ DİNLEMEZ...
- BAZI GECELER UYUMAK İÇİN DEĞİL, İNSANIN KENDİNİ DUYABİLMESİ İÇİN VARDIR.
- KAYIP İNSANLAR ETRAFA BAKMAZ, ÇIKIŞ KAPISINI ARARLAR...
- LALOCHEZIA : KÜFÜR EDEREK RAHATLAMAK...
- PLAVI LEPTIRI...Bir Kelebeğin Kanadına Sığan İnsanlık Dramı...
- KENDİLERİNİ DÜNYANIN MERKEZİ SANANLAR...
- ZAMAN HERKESE DİZ ÇÖKTÜRÜR...