-
BOĞAÇ YÜZGÜL
Tarih: 04-08-2026 20:58:00
Güncelleme: 04-08-2026 20:58:00
Türkiye'miz, belki de dünyada, 'Cennet Vatan' sıfatını, sonuna kadar en çok hak eden ülkelerden biridir kuşkusuz.
Her karış toprağımızın, ayrı bir cennet köşesi olduğunu söylemek, iddila ıve milliyetçi bir yaklaşımdan öte, gerçekçi bir önermedir, gerçekçi bir söylemdir.
Bu cennet vatan kavramının en iyi hayat bulacağı sektörlerin başında da kuşkusuz turizm gelmektedir. 'Bacasız Sanayi' olarak adlandırdığmız turizm, ne kadar iyi icra edilirse, bu cennetin tanıtımı da o denli iyi olacaktır.
Turizm sektörü, artık sadece ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda bir ülkenin globâl gelecğinin ve globâl mirasının korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara en iyi bçimde aktarılması bakımından stratejik bir saha niteliği taşıyan en önemli unsurdur.
Burada yine karşımıza, 'Sürdürülebilirlik kavramı çıkıyor. Bir ülkenin ya da bölgenin turizm potansiyelini sürdürülebilir kılabilmesinde en kritik ve en kıymetli öğe; eğitimli ve nitelikli personeldir.
Tam bu noktada, eğitimli, nitelikli ve kültürlü bi turizm personelimizin, hiç de istenen ve olması gereken düzeyde olmadığı gerçeğini ortaya koymak, sorunun çözümü açısından, önemli bir tespit etme ya da belirleme olacaktır kanaâtindeyim.
Turizm, az önce de eğindiğim üzere, tek başına bir alan değil artık. Ülke ekonomsi, yöresel kalkınma, gastronomi turizmi, bunları besleyen yan alanlar, tedarikçilerle birlikte, devasa bir saadan söz ediyoruz.
Bu nedenle turizmi, turizmi bilenler yönetmeli. Turizm eğitimlerinde, allade değil, turizmci personel yetiştirilmeli. Konaklama tesislerinde, restoranlarda ve kafelerde hizmet kalitesi, doğrudan çalışanların bilgi ve beceri düzeyine bağlıdır.
Turizm personelliği, genel müdüründen kat hizmetlisine, resepsiyonistinden, şefine, garsonuna, barmenine ve hâtta komisine kadar, ehillik istemektedir artık.
Örneğin gastronomi turizmi, son yıllarda dünya çapında hızla yükselen bir saha. Hata da kabul etmemesi gereken bir saha.
Keza konaklama turizmi, sadece oda ver, odanın manzarası olsun, arşafar değişsin değildir; kalıcı bir zihniyetle yönetilmeli. İş bulamaan, emekli işletmeciler değil, turizmciler istihdam edilmeli turizm sektöründe.
Elbette, turizm sahada pişerek deneyim kazanılacak bir sektör. Lâkin, şu anda olduğu gibi ülke genelinde, eğitimli turizmci sayısı, genel istihdamın yüzde ancak 24'ü iken, alaylının yüzde 58 oranında olmasını da hak etmiyor.
Turizmi, daha da ileriye taşımak lazım, bu da iyi bir turizm eğitimi ile olacaktır...