-
BOĞAÇ YÜZGÜL
Tarih: 02-07-2026 06:15:00
Güncelleme: 02-07-2026 06:15:00
Türkiye, turizm meslek örgütlerinin basiretsizliği, beceriksizliği ve vurdumduymazlığı sebebiyle; ekonomik olsun, sosyo-ekonomik olsun, yöresel olsun; turizmi, yıllardır tam anlamıyla; randımanlı bir biçimde kullanamayan bir ülke olmaktan bir türlü kurtulamıyor.
Bugün turizmin, para sahiib olmalarından başkaca bir vasıfları olmayan turizm sivil toplum örgütlerince temsil edildiği için, kapitalist mantıkla para kazanmak yeterli oluyor.
Ülke turimini geleceğini kaç kişi düşünüyor; bence hiç.
Bakınız; ‘Her Şey Dahil’ diye bir sistem var, 20-22 yıldır bu ülkede uygulanan bir sestim. Evet, tesisler, otl sahipleri kazandıkları paraya bakıyorlar.
Ama ülke ekonomisine kaybetirdiklerinden haberleri ya yok, ya da umursamıyorlar.
‘Her Şey Dahil’ sistemi ile zellikle turistler ilgileniyor gibi görünse de, artık yeri turist de bu sistemi fazlasıyla tercih etmekte.
Sabah, öğle, akşam açık büfe yemek, içkiler mazı yerlerde 10:00-23:00 arası, bazı yerlerde ise 24 saat sınırsız; haliyle otel dışına çıkılmıyor.
Alışverişe de çıkılmıyor.
Bölge esnafı, resmen kan ağlıyor. Evet, defalarca kazıkçı, vurguncu esnafı da eleştirdik belki.
Ama işi hakkıyla yapanlar da, bu sistemin kurbnı oluyor.
Ne yeme-içme, ne de hediyelik eşya sektörü tmsilcisi esnaf asla mutlu değil bu sistemden.
Ancak daha vahimi, yine ehil olmayan ellerde, çocuk oyuncağına çevrilen gastronomi turizmi de zaar görüyor ub sistemden. Zira bu sistemi uygulayan en iyi otel bile, yiyecek-içecek için kaliteyi önemsemiyor. Hele alkollü içkilerde, beşinci sınıf kalite tercih ediliyor. Dolayısıyla da, özellikle yabancı turitler için, gastronomk bakış açısı, o tesisin sunumuna kalıyor. Bu sistemin kalitesinin acilen denetenmesi şarttır. Ülke ekonomisi, bölge ekonomileri ve turizmin geleceğe için bu önlemler, mili bir vazife niteliği taşımaktadır…