-
Aybüke Bafralıoğlu
Tarih: 25-07-2026 09:40:00
Güncelleme: 25-07-2026 09:42:00
İmkânı olan her birey için tatil yapmak güzeldir; bir de iş gezisi sırasında, yarı tatil fırsatınız da olursa; deymeyin keyfinize...
Üç haftaya yakındır; yabancı bir porselen firmasının; yine birkaç yabancıyiyecek-içecek firmasıyla ortaklaşa gerçekleştirdiği bir tanıtım etkinliği için, eşimle birlikte, neredese Eğe ve Akdeniz'de tüm aaları gezme şansı yakaladık.
Midilli, Chois, Mikanos, Rodos, Girit, Majorka, Minorka, Malta ve adını sayamayacağım birkaç güzel ada daha...
*********
''Yediğin, içtiğin senin olsun; gördüklerini anlat sen'', dedirtmem, zira gördüklerim, yediğim, içtiğim ile ilgili...
*********
Baştan söyleyeyim, bu iş gezisinde; organizasyon yemekleri dışında; akşam yemekleri katılımcılara aitti; canım zaten, konaklama, uçak biletleri, tekne gezileri, sabah kahvaltısı filan herşey onlardan; bazı geceler de cepten yenir yani...
Neyse yine baştan söyleyeyim; şu gâvur tohumarı(!) var ya; yani yabancılar, özellikle de gâvur tohumu yabancı esnaf(!), bizimkilere, yani bizim tatil beldesi esnafına bir kötü örnek oluyor; bir kötü örnek oluyor; bir kötü örnek oluyor; bir kötü örnek oluyor; sormayın...
Arkadaş, yıllardır bize ne anlatılar, ne öğrettiler; 'Tatil beldesi esnafıysan; kazık atacaksın, soyacaksın; fiyatlara vurgun etiketleri koyacaksın, parası olan kazıklansın, olmayan aç kalsın; suyu bile, ell misilne satacaksın; hele bir de deniz kıyısındaysan; oh oh ol, bir bardak çaya bile, maliyetinin yüz misli fiyat çekeceksin, artık alkollü içecekler ne olur, bana ne kardeşim; tatile gelen, kazıklanmayı göze alsın'; değil mi bunun raconu?!!!
Ama yok işte; imansız, gâvur tohumu(!) onlar; bir kötü örnek oluyor; bir kötü örnek oluyor; hiç utanmıyorlar!!!
*********
Yola; Ayvalık'tan çıktık; bir gece öncesinden gelmiştik zaten; sabah saat 10:00 gibi seyretmeye başladık katamaranımızla...
Bir gece önce, çok da lüks sayılmayacak bir mekânda, dört taba ordövr tabağı, ortaya üçer duble ara sıcak ve ana yemek Çupra ızgar ve bir büyük yani 70'lik alkollü içecek...
16 bin T.L. hesap ödedik...
Neyse yola çıktık; ilk durak Midilli, sonra Sakız, bir gece ordayız, ertesi günü, geziye Bodrum'dan katılacakları da almak üzere; Bodrum'a geri döndük, bir gece ordayız; sonra 20 gün memlekete hem yakınız, hem uzağız...
O gece; 20 kişiye yakın, bir mekanda yemek yedik; yine açılış tabağı, ara sıcaklar; balık, balık yemeyen et yedi, nese; 20 kişi, bir de öyle efendi gibi yiyip içenler; berduşt, sarhoş yok yani; gelen hesap neydi biliyor musunuz?
245 bin T.L. ...
Çünkü deniz kıyısı, çünkü orası Bodrum; çünkü orada müşteri kazıklamazsan, adam değilsin(!)...
Şükür, paramız vardi, lakin, organizasyon sahibi firma temsilcisi; hesabı, Euro bazında ödedi, jest yaptı...
*********
İki gün sonra, Mikanos'ta, daha doğrsu, üçüncü gün akşamı, ertesi sabah Rodos'a geçilecek, serbest zamandı ve akşam yemeği herkes cebinden ödeyecek, nerede ne erse?
Eşim, çalıştığı yerden yüklü bir ödenek de aldığı için, dedim ya, şükür para sorunuuz yok, sorduk, soruşturduk ve Mikanos'un en lüks mekânlarından birine gittik, yine deniz mahsulleri ağırlıklı, bol mezeli bir yemekteyiz...
Bu arada mekân, lambrili, süslü dekorlu, müthiş ışıklandırma ambiansına saip, ama orada deniz kıyısı vatandaşa ait olup, talan edilemediği için, denizi çok iyi gören bir yerde, muhteşem manzaralı bir yerdi...
Altı kişi, orgövr tabağı, sayısız ek meze, kalamar, krides, ahtapot salatası, deniz taragı ve ızgara baık, tabii ki içecekler; ne hesap geldi biliyor musunuz?
220 Euro...
TL'ye çevirmeyin lütfen, ki çevireniz de makûl, ama adam gibi lüks bir yemek adam başı 37 Euro'ya geldi...
Çünkü imansız gâvur tohumları için, için müşteri, insan; kazıklnacak değil, ağırlanacak unsur...
Rodas'ta da benzer bir durum, Girit'te de aynıydı hesaplar...
Bir tek Majorka pahalıydı; zira hemen hemen aynı mönü, aynı konsept, orada adam başı 50 Euro'ya mâl oldu...
*********
Arkadaşlar, niye yazdım bunu?
Cennet vatanımda, ben o cennet vatanın bi ferdi olarak, haysiyetsiz, şerefsiz, soguncu, talancı esnafa neden maruz kalıyorum...
'Serbest Piyasa Ekonomisi' kavramının, 'Serbest Soygun Ekonomisi' anlamına gelmediğni, bu haysiyetsiz esnafa kim öğretecek...
Vatandaşı soymayan, hakka uygun kâr eden esnaf baş tacı ama; marketler dışında bir şişe su, 50 cc'lik o da, 30-40 T.L. Bodrum'da, Ayvalık'ta...
Yazık yahu...
Sorsan, 'Mü'min' sayar kendini arkadaş, 'Müslüman'dır, ama kazıklamak herhalde günah değil...
Fiyatlar, inanın yabancılara da pahalı geliyor artık, bir geyik değil bi; Euro, T.L. bazında, değerli de olsa; kazıklandıklarını hissediyorlar; buna biri 'Dur' desin artık...