BU VURGU ÖNEMLİ
ATSO'dan turizmde "kişi başı harcama" vurgusu
ATSO'dan turizmde
"kişi başı harcama"
vurgusu
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın turizmdeki başarısını sürdürülebilir kılmak için ziyaretçi sayısının yanında kişi başı harcama ve toplam turizm gelirinin de artırılması gerektiğini söyledi.
ATSO Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Başkanı Hacısüleyman; enflasyon, sanayide erken sanayisizleşme riski, KOB’lerin finansmana erişimi, turizm, COP31 hazırlıkları ve denizlerin korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ATSO Başkanı, iş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konunun belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu söyledi.
“TURİZMDE SAYIYA DEĞİL GELİRE ODAKLANMALIYIZ”
Konuşmasında Antalya turizmine ilişkin değerlendirme de yapan Hacısüleyman, şehirdeki turizm hareketliliğinin geçen yılın yüzde 6,5 gerisinde kaldığına dikkat çekti. Turizmin sadece ziyaretçi sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, “Sayısal olarak hedefleri yakalasak dahi gelir açısından ciddi bir erozyon yaşanabilir. Antalya’nın turizmdeki başarısını sürdürülebilir kılmak için ziyaretçi sayısının yanında kişi başı harcama ve toplam turizm gelirini de temel göstergeler olarak ele almalıyız.” dedi.
“SGK PRİM DESTEĞİ HERKESİ KAPSAMALI”
Konaklama işletmelerinde çalışan başına uygulanan 3 bin 500 TL’lik SGK prim desteğinin önemli bir adım olduğunu söyleyen Hacısüleyman, basit konaklama turizm işletme belgesine sahip tesislerin bu destek kapsamına alınmamasının ise doğru olmadığını söyledi.
Her iki işletme grubunun da istihdam sağlayarak vergi ödediğine dikkat çeken ve aynı maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten ATSO Başkanı, “Aynı şartlarda faaliyet gösteren işletmelerin aynı teşviklerden yararlanabilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda gerekli düzenlemenin bir an önce yapılmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“COP31 BÜYÜK FIRSAT”
COP31’in Antalya için büyük bir fırsat olduğuna da dikkat çeken Yusuf Hacısüleyman, sürecin sadece 9-20 Kasım tarihleri arasındaki organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Hacısüleyman, “Sıfır atık, temiz enerji, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği, gençlik ve eğitim gibi başlıklar COP31 sonrasında da gündemimizde olmalı. COP31 bizim için yalnızca bir organizasyon değil, Antalya’da kalıcı bir farkındalık ve dönüşüm başlatacak bir kıvılcım olmalı.” dedi.
Antalya’nın iç ve dış turizmle birlikte yılda yaklaşık 25-26 milyon kişiyi ağırlayan bir şehir olduğunu belirten Hacısüleyman, su, enerji, atık yönetimi ve doğal kaynakların kullanımı gibi konuların yalnızca belirli sektörleri değil, herkesi ilgilendirdiğini ifade etti.
Bu kapsamda yürütülen "Antalya Kriterleri" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, “Sürdürülebilir turizm konusunda Antalya’dan dünyaya örnek olacak bir model ortaya koymayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
“DENİZLERİMİZİ KORUMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU”
Antalya’nın en önemli değerlerinden birinin denizler olduğunu belirten Hacısüleyman, denizlerin sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi için öncelikle temiz tutulması gerektiğini söyledi.
Denize ulaşan atıkların önemli bir bölümünün dereler ve akarsular üzerinden taşındığını ifade eden Hacısüleyman, denizlerin korunmasının yalnızca kıyı temizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Hacısüleyman, “Denizlerimizin korunmasını yalnızca kıyı temizliği olarak değil, kaynağından başlayan bütüncül bir çevre yaklaşımı olarak ele almalıyız. Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin de bu anlayışla hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz.” dedi.
Tarih: 28-08-2026