BU RAPORA DİKKAT
.........
Beceriksiz ve işleri ile alakalrı olmayan turizm sivil toplum örgütleri, sadece tabelaya bakan ve ülke ekonomisini, ülke turizmini düşünmeyen turizm işverenleri ve işte rapor...
OECD raporu: Türkiye'de iç turizm hala pandemi öncesinin gerisinde
OECD'nin 2026 Turizm Trendleri ve Politikaları Raporu'na göre Türkiye, yabancı turist sayısı ve turizm gelirlerinde rekor kırarken, iç turizm pandemi öncesi seviyelere ulaşamadı. Rapor, Türkiye'nin yabancı ziyaretçiye bağımlılığı nedeniyle dış şoklara karşı kırılgan olduğuna dikkat çekti.
OECD raporu: Türkiye'de iç turizm hala pandemi öncesinin gerisinde
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) yayımladığı 2026 Turizm Trendleri ve Politikaları Raporu’na göre, küresel turizmde büyümenin sürerken sektör jeopolitik gerilimler, iklim krizi ve değişen seyahat alışkanlıkları nedeniyle yeni risklerle karşı karşıya.
Euronews’te yer alan habere göre raporda Türkiye'ye ilişkin değerlendirmelerde ise güçlü yabancı turist performansına karşın iç turizmin hâlâ pandemi öncesi seviyelere ulaşamadığı vurgulandı.
Rapora göre OECD ülkeleri 2025 yılında yaklaşık 847 milyon uluslararası turist ağırlayarak bir önceki yıla göre yüzde 3,4 büyüme kaydetti. OECD ülkelerinin yaklaşık üçte biri ise turizm performansını 2026'da daha da artırmayı bekliyor.
2025 yılında uluslararası turist sayısındaki en yüksek artış yüzde 16,5 ile Finlandiya'da gerçekleşti. Finlandiya'yı yüzde 15,8 ile Japonya, yüzde 15,7 ile Güney Kore ve yüzde 12,5 ile Norveç izledi. Buna karşılık Kanada, Almanya, İrlanda ve ABD'de turist sayıları gerilerken, İsrail'de ise bölgedeki çatışmalar nedeniyle uluslararası ziyaretçi sayısı pandemi öncesinin yüzde 70,8 altında kaldı.
OECD: Krizlere karşı hazırlık güçlendirilmeli
Raporda, Ortadoğu'daki çatışmaların küresel seyahat hareketliliğini ve ulaşım maliyetlerini olumsuz etkilediği belirtilirken, turistlerin daha yakın, daha ekonomik ve daha kısa süreli tatillere yönelmeye başladığı ifade edildi.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, "Pandemi ve Ortadoğu'daki çatışmalardan çıkarılan dersleri kullanarak krizlere hazırlığı güçlendirmeli, turizm ve ziyaretçi akışını sektörün uzun vadeli fayda sağlayacağı şekilde yönetmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Raporda ayrıca destinasyonların jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar ve iklim kaynaklı risklere karşı daha dayanıklı hale gelmesi gerektiği vurgulandı.
Aşırı hava olayları turizm planlarını değiştiriyor
OECD, sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve tropikal fırtınaların artık turistlerin destinasyon seçiminde belirleyici faktörlerden biri haline geldiğini belirtti.
Bu kapsamda risk analizleri, erken uyarı sistemleri ve kriz yönetimi uygulamalarının turizm planlamasına entegre edilmesi önerilirken, Japonya, Avusturya, Hırvatistan ve Avrupa genelinde kullanılan çeşitli mobil uyarı sistemleri örnek gösterildi. Raporda ayrıca iklime dayanıklı turizm altyapısına yatırım yapılması ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması tavsiye edildi.
Turizmin yerel ekonomiye katkısı artırılmalı
Raporda turizmin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmaya odaklanmaması, yerel ekonomiye daha fazla katkı sağlaması gerektiği de ifade edildi.
Bu doğrultuda ziyaretçi yoğunluğunun farklı bölgelere yayılması, yerel işletmelerin desteklenmesi, toplum temelli turizm projelerinin geliştirilmesi ve sezon dışı seyahatlerin teşvik edilmesi önerildi. OECD, önümüzdeki dönemde daha fazla ülkenin turist vergisi, günlük ziyaretçi kotası ve alternatif destinasyon politikalarını hayata geçirebileceğini de öngördü.
Türkiye yabancı turistte güçlü, iç turizmde geride
Rapora göre Türkiye, 2024 yılında 60,6 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlarken, 2025'te bu sayı 64 milyona yükseldi. Turizm gelirleri ise 2025 yılında 65,2 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. OECD, 2026 yılında bu rakamın 68 milyar dolara çıkmasını bekliyor.
2025 yılında Türkiye'ye en fazla ziyaretçi gönderen pazarlar ise sırasıyla Rusya, Almanya ve İngiltere oldu.
Raporda, turizmin Türkiye'nin Gayrisafi Katma Değeri'ne doğrudan katkısının yüzde 5,1, turizm bağlantılı istihdamın ise toplam istihdam içindeki payının yüzde 3,7 olduğu belirtildi.
İç turizm dış şoklara karşı zayıf kalıyor
OECD raporunda Türkiye'nin en dikkat çeken zayıf yönlerinden biri iç turizmin düşük payı oldu.
Birçok OECD ülkesinde turizm sektörünün temelini iç turizm oluştururken, Türkiye'de iç turizmin toplam turizm harcamaları içindeki payı yalnızca yüzde 27 seviyesinde bulunuyor. Rapora göre bu durum, Türkiye'nin turizm sektörünü yabancı ziyaretçi sayısındaki olası düşüşlere ve dış kaynaklı krizlere karşı daha kırılgan hale getiriyor.
Her ne kadar yurt içi seyahatler 2024 yılında yüzde 8,7 artışla 66,8 milyona yükselse de, bu rakam hâlâ pandemi öncesindeki 78,2 milyonluk seviyenin yüzde 14,5 altında bulunuyor. OECD, bu verilerin Türkiye'de iç turizmin pandemi sonrası henüz tam anlamıyla toparlanamadığını gösterdiğini belirtti.
Tarih: 04-07-2026