içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ROCKY BALBOA'DAN OĞLUNA MESAJ...

Bütün dünyada ardı ardına çevirdiği Rocky ve Rambo seri filmleriyle haklı bir şöhrete sahip olan İtalyan asıllı Amerikalı aktör Sylvester Stallone’nin hayatı, çoğumuzun detaylarını pek bilmediği zorluklarla dolu ilginç bir hikâyeye sahip.

 

Yaşadıkları ve hayat mücadelesi, Rocky filmleri gibi oldukça da ilham verici. Ayrıca filmlerinde verdiği mesajlar da gözardı edilmemeli. Örneğin Rocky 6'da oğluna söyledikleri gibi... 

 


O kısma gelmeden önce isterseniz Stallone'nin geçmişine şöyle bir göz atalım; 

 


Doğumu sırasında annesinin bazı komplikasyonlar geçirmesinden dolayı, Stallone yüz felci geçirmiş bir halde dünyaya geliyor. Bu durum hem görüntüsünü hem de konuşmasını kalıcı bir şekilde etkiliyor.

 

 

1969 yılında ilk kez New York City’e geldiğinde 3 hafta boyunca parasızlıktan tren istasyonlarında, yol arkadaşı olan köpeği ile birlikte yatmak zorunda kalıyor ve bir süre sonra cebindeki son kuruş da tükeniyor. 

 


Bu yüzden hayatta en büyük varlığı, can yoldaşı olan köpeğini 25 dolara satmak zorunda kalıyor. Bunu neden yaptığını sorduklarında ‘’Artık ona mama alacak param yoktu ve onun hayatta kalmasını istiyordum ama onu bir gün geri alacağımı da biliyordum’’ diyor.

 


Stallone, küçük yaşlardan itibaren tiyatro eğitimi almış, oyuncu olmak isteyen ve boş zamanlarında hikâyeler yazmış biri. 1974 yılında hayallerini gerçekleştirmek için sinema sektörünün kalbi olan Hollywood’a gidiyor. Başta, hayatta kalmak için çok farklı işlerde çalışıyor ve bulabildiğinde ise günlüğü en fazla 100 dolar kazanabildiği filmlerde figüranlık yapıyor, iş bulamadığı günlerde ise aç kalıyor.

 


Bir gün arka sıralardan bilet alarak, Muhammed Ali’nin Chuck Wepner ile karşılaştığı maçı izlemeye gider. Herkes Chuck Wepner'ın 3. raund'da yıkılacağını düşünür. Ancak Muhammed Ali ne kadar sert vurursa vursun yere düşmez ve 15 raund Ali'ye karşılık verir. 15 raund sonunda Chuck Wepner maçı teknik nakavtla kaybeder.

 

Wepner'ın son raunda kadar Muhammed Ali’ye direnip, ayakta kalmasından çok etkilenen Stallone, bundan ilham alarak, 3 günde Rocky’nin senaryosunu, sol eliyle pencereye, sağ eliyle ise kapıya uzanabildiği çok küçük bir odada yazıyor.

 

 

Kendisini Rocky Balboa karakteri ile özdeşleştiriyor ve filmin başrolünde kendisinin oynaması gerektiğini düşünüyor çünkü kendine ve başarabileceğine inanıyor.

 


Stallone senaryosunu Irwin Winkler ve Robert Chartoff adında iki yapımcıya götürüyor. Yapımcılar senaryoyu beğeniyor ve Stallone'ye 350.000 dolar teklif ediyor. Stallone bu teklife yanaşmıyor. Stallone, anlaşma için yalnızca tek bir şartı olduğunu belirtiyor. Rocky'i kendisi oynayacaktır.

 


Yapımcılar ilk başta buna yanaşmıyor. Stallone bu kararından vazgeçmeyince kabul etmek zorunda kalıyorlar. Yapımcılar Chaplin'in kurucusu olduğu United Artists'e başvuruyorlar. 

 

 

Filmin bütçesini 2 milyon dolar olarak belirleyen şirket Stallone'nin oynayacağını öğrenince ilk başta bu durumu kabul etiyor. Kabul ettiklerinde ise filme ayırdıkları bütçeyi 1 milyon dolara çekiyorlar. Ayrıca şirket filmin zarara uğraması durumunda yapımcıların evlerine ve gelirlerine el koyacağını duyuruyor. 

 


Sonunda, filmde Stallone'nin oynamasına izin veriliyor. Stallone'nin alacağı ücret 35.000 dolar olarak belirleniyor. Stallone bu paranın 15.000 dolarını köpeğini (Filmlerinde kendisiyle birlikte oynayan Butkus isimli köpek)  geri almak için harcıyor. 

 

Sylvester Stallone had a dog named Butkus. When he was having a hard time  making ends meet, he sold him for 40 dollars. After the screenplay for Rocky  sold, he bought him

 

Yönetmen John G. Avildsen filmi 28 günde bitiriyor.  Kendisiyle yapılan röportajlarda film çekilmeden önce Avildsen ne bir boks maçı ne de bir boks filmi izlemediğini itiraf ediyor.Film bittiğinde herkesi bir sürpriz bekliyor. 

 

Hiç kimsenin şans vermediği Rocky, 1976 yılında vizyona giriyor ve 200 milyon dolar gibi en büyük gişe hasılatını yapıyor. Ayrıca en iyi film ödülü olmak üzere 3 dalda Oscar kazanıyor.

 


Evet, sinema hayatın izdüşümüdür, hayat da sinemanın. Birbiriyle iç içe geçmiş mutlak bir etkileşim söz konusu Rocky filmlerinin tüm dünyadaki insanlar tarafından sevilmesinin birçok farklı nedeni var. En başta, yalnızca bir boksörün hikâyesini anlatan bir spor filmi değil, çok daha derin.

 


Stallone’nin gerçek hayatta yaşadıklarının Rocky’ de bir izdüşümü var. Rocky’de mücadele etmekten asla çekinmiyor. Kendisinden çok daha güçlü rakiplerine meydan okuyabilecek cesareti var ve bundan korkmuyor.

 

 

Bazen çokça dayak yiyor, acı çekiyor ve yeniliyor da ama hiç pes etmiyor, her seferinde ayağa kalkıp daha güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini biliyor.

 

 

Gerçekleşmesi başta imkânsız görünen birçok şeyin hayatta mümkün olabileceğine seyirciye hatırlatıyor. Tüm zayıf ve güçlü yönleriyle Rocky çok sahici, tıpkı gerçek hayattaki biz gibi.

 


Filmlerinde sıkça duyduğumuz ‘’Ayağa kalk ve yoluna devam et’’ sözleri birçok gencin yaşam felsefesi oluyor... 

 


Girişimciysen ya da hayatını değiştirmek istiyorsan, bazıları tarafından, yapmak istediğin şeyin değersiz, ulaşmak istediğiniz hedefin imkânsız olduğu, sana söylenecek.

 

 

Önce gerçekle yüzleşmen gerekli! Özündeki seni bulur ve kendine inanırsan ancak yaşamdaki zorluklara karşı pes etmez, düştüğünde ayağa kalkabilmek için gerekli gücü kendinde bulabilirsin.

 


Mücadele bir sanat, ancak çokça tekrarla mükemmele ulaşabildiğin. Yapmak istediğin şey çoğu kişi tarafından anlaşılmayıp doğru bulunmayacak ve içten içe küçümseneceksin. Her defasında sana yapamayacağın söylenecek ve bazen umutsuzluğa kapılıp cesaretin kırılacak.

 


Hayatta kim olacağına kendin karar ver ve hayallerinin peşinden koş. Kendine inan ve denemekten korkma.

 


Hiç vazgeçme, doğabilecek olumsuz koşulların seni hedefinden ayırmasına izin verme!

 


Çıktığın yolda karşılaşacağın tüm zorluklar, hayal kırıklıkları ve başarısızlıkların sana asıl ne yapman gerekeceğini gösterir. Tüm bunlar seni amacına ulaştıracak olan yegâne öğretmenindir. Hayatta yalnız tek bir doğru yol yok, bunu asla unutma!

 


Gelelim girişte bahsettiğim babadan oğula söylenen söze; 

 


Rocky 6 filminin bir sahnesinde Rocky Balboa oğluna şu öğütleri verir:

 

‘’İşlerin yolunda gitmediğinde büyük bir gölge gibi suçlayacak yerler aradın. Dünya her zaman güllük gülistanlık değildir. Acımasız ve kötü bir yerdir. Ne kadar güçlü olduğun önemli değil. Eğer dünyaya izin verirsen, seni dizlerinin üzerine çökertir ve sonsuza kadar öyle kalmana sebep olur.

 


Sen, ben, hiç kimse hayat kadar güçlü darbe vuramayız. Ama önemli olan ne kadar güçlü vurabildiğin değil. Önemli olan o darbeyi yedikten sonra ileriye doğru devam edip etmediğindir. Kaç darbe alıp hayatta yoluna devam edebiliyorsun. İste kazanmak böyle bir şey.

 


Simdi ne hak ettiğini biliyorsan hak ettiğin şeyi al. Ama o darbeleri almaya hazır olmalısın ve birilerini suçlayıp istediğim yere gelemedim. Sebebi oydu veya buydu ya da her hangi bir şeydi diyemezsin. Bunu korkaklar yapar ve bu sen değilsin. Sen bundan daha iyisin.

 


Kendine inanmaya başlayana kadar kendine ait bir hayatın olmayacak.’’

 

Nota ve Tınıyla... 


macit.soydan@gmail.com

Bu yazı 2130 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum